ferâiz


ferâiz
(A.)
[ ﺾﺋاﺮﻓ ]
1. farzlar.
2. ödevler.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • feraiz — feràiz m DEFINICIJA isl. šerijatsko zakonsko nasljedno pravo; ono što je određeno; propis ETIMOLOGIJA tur. ← arap. färā̕iḍ …   Hrvatski jezični portal

  • FERÂİZ — (Farîze. C.) Allah ın farz kıldığı ibadetler, yapılması mecburi olan din emirleri. * Şeriatın hükümleriyle mirasçılar arasında mal taksimi bilgisi. İslâmın miras hukuku …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FERÂİZ-İ DİNİYYE — Dinin farzları …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ASHÂB-I FERÂİZ — Mirascılar. Ölen kimsenin malında hissesi olan akrabâları …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • EDA-İ FERÂİZ — Allah ın (C.C.) farz olarak emrettiklerini yerine getirmek. Farz vazifelerini ifa etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FARİZIYY (FERAZIYY) — Feraiz bilen kişi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ABDULLAH — Allah ın kulu. * Bu isim Resul i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın mübarek ve şerefli isimlerindendir. Çünkü, Allah a itaat ve ibadette, kulluk yapmada devamlı ve en ileride olup bütün ömürlerinde Cenab ı Hakka maddi manevi bütün hâlâtında itaatttan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ASABE — Kuvvet, şiddet. * Bir tek sinir. * Baba tarafından akraba olanlar. * Bir kimseye yardım ve takviye eden akrabası takımı. * Fık: Eshab ı Feraiz, hisselerini aldıktan sonra geri kalanı, terekeyi alan kimse. (Babası ve evladı olmayan kimseye vâris… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük